• Derya Dinç

Yazar Koçluğu

Yaratıcı yazarlık ve kitap yazmak pek çok farklı yeteneğin bir araya gelmesiyle oluşan bir süreçtir. Bu süreci başarılı kılmak, pek çok farklı yetenekte ne kadar iyi olduğunuza bağlı olarak değişiklik gösterir.



Yazmak için başta hikâye yaratacak hayal gücünün yanı sıra sabırlı olmanız, araştırma yapabilmeniz, topladığınız tüm bilgileri organize edebilmeniz, okuyucu psikolojisinden anlamanız, her gün yazacak zaman ayırmanız, kendinizi sürekli olarak geliştirmeniz, vazgeçmemeniz, yazım kurallarına ve dil bilgisine hakim olmanız, gözlem, muhakeme, iletişim ve problem çözme yeteneklerinizin güçlü olması ve ayrıca insanların yorumlarını ve eleştirilerini kaldıracak kadar güçlü ve cesur olmanız gerekir. Tüm bu vasıfların yeterince güçlü olması durumunda ise ortaya eşsiz ve okuyucuyu büyüleme gücüne sahip bir eser çıkar.


Ancak tüm yazarlar ve özellikle de yeni başlayanlar bu vasıfların hepsine sahip olmayabilir veya sahip oldukları vasıfları yazım sürecine nasıl dökeceklerini bilmiyor olabilirler. Harika bir hikâyeleri olabilir, fakat hepsini yazacak sabırları olmayabilir. Yazarken okuyucu psikolojisini göz önüne almayı unutabilirler. Akıllarındakini unutmadan kâğıda dökmek için hızla yazarken yazım kurallarına ve dil bilgisine gereken özeni gösteremeyebilirler. Kendi hikâyeleri içinde kaybolabilir, fazla detaya inebilir ya da okuyucunun ihtiyaç duyduğu gerekli detayları eklemeyi atlayabilirler. Olay örgüsü içinde sürpriz olması gereken sona dair gereğinden fazla bilgi verebilir ya da eserlerinin hedef kitlesini rencide edici bir içerik ya da anlatım tarzı kullanabilirler.



Yazarlar, kendi yarattıkları evrenin tanrılarıdır. Sadece kaleme aldıkları evreni tüm detayları ile yaratmakla kalmaz, aynı zamanda bu evrenin kaderini de ellerinde tutarlar. Hayal güçleri ile kültürler, diller, dinler, efsaneler ve halklar yaratırlar. Yazarların yarattıkları tüm bu olgular onlar için aynadaki yansımaları kadar tanıdık olsa da okuyucu büyük bir heyecanla adım attığı bu yabancı evrende yolunu bulmak için yazarın yardımına ihtiyaç duyar. Yazarın zihninde bir fotoğraf kadar net olan manzaraların, karakterlerin ve olayların okuyucuya anlatılması zorlu bir süreçtir. Tüm bu olguların okuyucunun zihninde canlanacak kadar açık, fakat aynı zamanda onları sıkmayacak kadar öz bir şekilde anlatılması gerekir.


Yazar koçu, işte bu zorlu yazım sürecinin herhangi bir aşamasında işe dahil olur. Örneğin yazar henüz aklındaki hikâyeyi yazmaya başlamamış ya da nasıl başlayacağını bilmiyor olabilir. Ya da yazım sürecini yarılayıp bir noktada tıkanmış olabilir. Yazdıklarından emin olmadığı için profesyonel bir görüş almak isteyebilir veya beyin fırtınası yaparak hikâyesini geliştireceği bir uzmana ihtiyaç duyabilir. Yazdıklarından şüpheye düşmek, içeriği sürekli geliştirip düzelttiği için bir türlü ilerleme kaydedememek ya da sık sık ara verip yazma motivasyonunu kaybetmek yazarların sık karşılaştığı bir durumdur. Yazarın tamamlanmış olan eseri yayınevleri tarafından reddedilmiş olabilir ya da henüz eserini yayınevlerine göndermek için kendisini hazır hissetmiyor olabilir.


Yazar koçu, eserin üzerinde yazar ile birlikte ilerler. Yazarının psikolojik durumunu takip eder ve onun motivasyonunu yüksek tutar. Onun belli bir yazım takvimine bağlı kaldığından emin olur. Bunun yanı sıra hikâyedeki eksiklikleri belirler ve onları düzeltmesi için yazara bildirerek tavsiyelerde bulunur. Yazarın beyin fırtınası yaparak hikâyeyi ilerletmesine ve geliştirmesine yardımcı olur. Gerekli noktada yazarın belli bir bölümün üzerinde takılı kalmasını engeller ve onu devam etmesi için zorlar.



Yazarın eserini okuyan ilk kişilerden biri olduğu için yazar koçu yazarın okur psikolojisine dikkat etmediği noktaları herkesten önce fark eder. Bu durumda onların düzeltilmesi için yazara gerekli bildirimlerde bulunur. Betimleme, olay örgüsü, karakter gelişimi gibi noktalarda yazarda eksik gördüğü yerleri desteklemek için yazara kitaplar ya da makaleler önerebilir.


Yazar koçu eseri yazarın kendisi kadar, hatta daha bile fazla sahiplenir. Yazarın vazgeçtiği noktada o sadece devam etmekle kalmaz, aynı zamanda yazarın da devam edecek gücü bulmasını sağlar. Amacı, yazarın dilini, vizyonunu veya fikirlerini değiştirmek değil, onları daha güçlü, daha net ve kusursuz hale getirmektir. Bu amaçla yazar koçunun yazara sunduğu tüm öneriler, yazarın yarattığı evrenin sınırları dahilinde gerçekleşir ve yazarın vizyonu ile aynı yönde ilerler. Burada yaratıcı hâlen ve her zaman yazarın kendisidir, yazar koçu ise yazarın fikirlerinin okuyucu tarafından güçlü bir şekilde duyulduğundan emin olur.


Yazma süreci, tıpkı yazılan içerik gibi her yazara özgü olduğundan yazar koçunun da çalıştığı tüm yazarlara göre ayrı bir süreç tasarlaması gerekir. Bazı yazarlar yazar koçundan gelen yorumları olumlu bir sürece dönüştürerek hikâyelerini, anlatım tarzlarını ve kendilerini geliştirirken bazı yazarlar ise motivasyonlarını ve hikâyelerine olan inançlarını kaybedebilir. Burada önemli olan yazar ile yazar koçunun arasında güvene dayalı bir ilişki kurmak ve uyumlu bir yaratıcı yazarlık süreci geliştirebilmektir. Bu, her yazar ve yazar koçunun uyumlu ve sorunsuz bir şekilde çalışabileceği anlamına gelmez.


Kimi zaman sizi anlayan, yazım tarzınızla uyumlu çalışabilen ve yazdığınız türde deneyimli olan doğru yazar koçunu bulmak zaman alabilir. Burada her yazarın aklında tutması gereken şey, yazar koçunun yazar ve yazarın yarattığı eser için çalışıyor olmasıdır. Yazar koçunun tavsiyeleri ve sunacağı öneriler yazarın vizyonu ve yarattığı evren ile sınırlıdır ve bu evrenin sınırlarını aşmamalıdır.


Yazarların ve yazar adaylarının unutmaması gereken bir başka konu da eserlerini veya taslaklarını yazar koçuna göndermeden önce mutlaka bir gizlilik sözleşmesi imzalamasıdır. Yayıncılık piyasasında eser hırsızlığı görülmemiş bir olay değildir ve gizlilik sözleşmesi dahilinde yazar, eserinin sahibi olduğunu ve yazar koçuna yolladığı dosyalarda yer alan her türlü fikir ve bilginin kendisine ait olduğunu belirtir. Yazar koçunun çalıştığı eserden edindiği herhangi bir bilgiyi paylaşması ya da bu yazarı referans olarak kullanabilmesi için yazardan yazılı izin alması gerekir. Bununla birlikte tüm yazışmalar saklandığında olası bir fikir hırsızlığına karşı dava açmak için elinizde yeterli belge olacaktır.


Bol ilhamlı günler dilerim.

Derya Dinç




25 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör