• Derya Dinç

Bir Yazar Hangi Noktada Editöre Danışmalı?

Bir yazar olarak eseriniz tamamlanmış olabilir ya da herhangi bir noktada takılmış olabilirsiniz. Bazı yazar adayları akıllarında harika bir hikâye olmasına rağmen bunu kâğıda nasıl dökeceklerini bilemiyor olabilir ya da yazım aşamasında takılmış olabilir. Peki bir yazar hangi aşamada kendi başına ilerlemeye çalışmanın yetersiz olduğuna karar verip yardım almak için bir editöre başvurmalı?



Yazmaya Nasıl Başlayacaklarını Bilmeyenler


Aklınızda harika bir hikâye var, fakat yazmaya nasıl ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz. Belki de bu hikâye üzerinde aylardır veya yıllardır düşünüyorsunuz. Hatta nasıl başlayacağınızı bilmediğiniz için bu girişimden vazgeçmiş ve hikâyenizi rafa kaldırmış bile olabilirsiniz.


Tereddüt etmekte haklısınız. Bir kitap yazmak kolay bir iş değil ve her gün uzun saatler adamanızı ve bu uğurda fedakârlık yapmanızı gerektirir. Bu kadar büyük bir taahhüt altına girmeden önce aklınızdaki hikâyeden bir roman çıkacağından emin olmak, o hikâye üzerinde aylarınızı harcayıp başarısız olmaktan çok daha iyidir. Bazı hikâyelerin gelişimi kulağa harika gelse de ona uygun bir başlangıç ya da son yaratmakta başarısız olabilirsiniz. Zihninizdeki hikâyenin akışıyla hareket eden karakterlerinize derinlik katacak ve onları gerçekçi kılacak özellikler düşünmemiş olabilirsiniz ya da yarattığınız bu hayalî dünyada yer alan mekânlar üzerine çalışmamış olabilirsiniz.


Hikâyenizin bir roman yaratmaya yeterli olup olmadığını test etmek için kullanabileceğiniz yöntemlerden biri onu bölümlere ayırmaktır. Ortalama bir roman 20-25 bölümden oluşur, uzun romanlarda bu sayı 30 ve üzerine çıkabilir. Bir roman 50.000 kelimeden başlar, ancak bu oldukça kısa olabilir. Ortalama bir roman ise 80.000 ila 100.000 kelime aralığındadır. İlk kitabınızın ortalama olarak 22 bölümden ve 80.000 kelimeden oluştuğunu düşünelim. Bu rakam size çok büyük göründüğü için en başta gözünüzü korkutabilir, ancak bölüm başına 3.600 kelime ya da 7,5 Word sayfası olarak bakıldığında çok daha erişilebilir bir hedef oluşturur. Aklınızdaki hikâye için her biri en az 7,5 sayfadan oluşacak 22 bölümün içeriğini planlayabilir misiniz? Burada henüz yazma eyleminin kendisinden bahsetmiyorum. Bu aşamada her bölüm için birer paragraflık bir özet yazmanız, hikâyenizin bir roman oluşturmaya yeterli olup olmadığını görmeniz için size yardımcı olabilir.


Size yardımcı olabilecek bir diğer yöntem ise yazmayı planladığınız roman ile aynı kategoride olan kitapları okumak ve aklınızdaki hikâyeyi basılmış kitaplar ile karşılaştırmaktır. Bu romanlarda yer alan detayları fark edin; karakterler nasıl betimlenmiş, yolculuğa hangi noktada başlamış ve hangi noktaya ulaşmışlar, iyi ve kötü arasındaki denge nasıl kurulmuş, mekânlar nasıl ele alınmış, olay örgüsü nasıl açıklanmış gibi detayları inceleyebilir ve aklınızdaki hikâyenin gerekli detaylara sahip olup olmadığını test edebilirsiniz. Bu yöntemi kullanıyorsanız yazmaya karar vermeden önce farklı yazarlara ait birkaç romanı inceleyin.


Eğer tüm bunlara rağmen hâlâ aklınızdaki hikâyenin bir roman oluşturacağından emin değilseniz ya da yazmaya nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız bir editör ya da yazar koçu ile çalışabilirsiniz. Yazar koçluğu hakkında merak ettiklerinizi bu blogda yer alan “Yazar Koçluğu” başlıklı yazımda bulabilirsiniz.



Yazım Sırasında Takılanlar


En zorlu aşamalardan biri olan planlamayı geçmiş ve romanınızı yazmaya başlamış, ancak yazım aşamasının belli bir noktasında takılmış ve ilerleyemiyor olabilirsiniz. Bu durumda sorunun nerede olduğunu belirlemek için yapabileceğiniz birkaç alıştırma önermek istiyorum.


Öncelikle romanınızı yazmaya başlamadan önce aklınızdaki hikâyenin bir roman oluşturmak için yeterli olup olmadığını test etmediyseniz, bu yazının ilk başlığını kontrol etmenizi öneririm. Eğer hikâyenizin bir roman oluşturacağından emin bir şekilde yazmaya başlamış fakat bir noktada takılmışsanız bunun birkaç farklı nedeni olabilir. Örneğin bir noktada ilham kaynağınızı kaybetmiş olabilirsiniz. Bu durumda beyin fırtınası yapmak için birlikte çalıştığınız bir editör ya da yazar koçu yoksa benim tavsiyem kendinizi zorlamaya ara vermeniz olur.


İnsan zihni, duyularımız ile etrafımızdan algıladıklarımızı zihnimizde yer alan hatıralar ve duygular gibi kaynaklarla birleştirir ve onları bir hikâyeye çevirir. Bu öyküleme süreci ile etrafımızdaki nesne ve olaylara anlam kazandırırız. Bilinçli zihin bu öyküleme sürecine çok fazla odaklandığında gergin bir hale gelir ve bu süreç etrafımızdaki değişen koşullara etkili bir şekilde uyum sağlamamızı zorlaştırır. Bunu bir örnekle daha iyi anlayabiliriz; mesela anahtarlarınızı kaybettiğinizi düşünün. Onları ararken ne kadar fazla strese girerseniz onları bulma şansınız da o kadar azalır çünkü beyniniz yaşadığınız stres nedeniyle etrafına odaklanmakta zorlanacak ve bu durum pek çok şeyi gözden kaçırmanıza neden olacaktır. Tıpkı yaşadığınız bir sorunun çözümünün ancak o konuyu düşünmeyi bıraktığınızda aklınıza gelmesi gibi kitabınız için de bir noktada takıldıysanız yapabileceğiniz şeylerden biri de ara vermektir. En sevdiğiniz yazarların kitaplarını okuyun. İnsan içine çıkın. Örneğin kalabalık bir alışveriş merkezi ya da restoran, sıkışıp kaldığınız bir noktadan nasıl kurtulacağınıza dair ihtiyaç duyduğunuz ilhamı sağlayabilir. Hareket halindeki farklı insanlar ve aralarındaki diyaloglar karakterleriniz için ilham kaynağı olabilir.


Yeni yazarlar için en başta yazdıklarını tanıdıkları insanlarla paylaşmak zor olabilir. Ancak eğer hikâyenizde bir noktada takılmışsanız güvendiğiniz insanların fikrini almak ve onlarla beyin fırtınası yapmak size yardımcı olabilir. Ancak bu insanları seçerken dikkatli olmanız gerekir. Aileniz ve en yakın arkadaşlarınız sizi üzmemek için hatalarınızı belirtmekten kaçınabilir ya da okumayı sevmedikleri için size dönüş yapmayarak cesaretinizi kırabilir. Bu nedenle yazdığınız türe uygun kitaplar okuyan kitap kulüplerine üye olabilir ve burada tanıştığınız kişilerin fikrini alabilirsiniz. Bu kişiler profesyonel olmamakla birlikte okuyucu olarak sizin yazdığınız türdeki içeriklere alışkındır ve aynı zamanda sizinle aile ya da yakın arkadaşlık gibi duygusal bir bağ paylaşmadıkları için daha açık ve dürüst bir şekilde yorum yaparlar. Ancak bu noktada içeriğinizin haklarını korumak için bu süreci e-posta üzerinden yazılı olarak gerçekleştirmenizi öneririm. Böylece eğer içeriğiniz çalınır ve bir başkası tarafından basılırsa elinizde hikâyenin size ait olduğuna dair kanıt olacaktır.


Tıpkı yazmaya nasıl başlayacağını bilmeyen yazar adaylarında olduğu gibi, yazmakta olduğunuz kategorideki diğer kitapları okuyabilirsiniz. Hiç beklemediğiniz bir hikâye beyin fırtınası yaratarak takıldığınız noktayı çözmenizi sağlayabilir. Eğer bu yöntemlerin hiçbiri işe yaramıyorsa bir editör ya da yazar koçu ile birlikte çalışabilir ve profesyonel yardım alabilirsiniz.



Kitabını Yazmayı Bitirenler


Çok zorlu bir yolcuğun sonuna geldiniz ve kitabınızı yazmayı bitirdiniz. Eğer hikâyenizi sadece kendiniz için kaleme almışsanız ve onu yayımlatmak gibi bir hedefiniz yoksa bu yolculuğun sonuna gelmişsiniz demektir. Fakat eğer hikâyenizi bastırmak ve onu kitapçıların raflarında görmek istiyorsanız sizi yeni bir yolculuk bekliyor.


Bazı yazarlar için kitabını yayımlatma yolculuğu kitabı yazmaktan çok daha zor olabilir. Yazar adayı önce kendi eseri ile aynı türde kitaplar yayımlayan ve Türk yazarlar ile çalışan yayınevlerini bulmalı. Bazı yayınevleri sadece yabancı yazarları basmayı tercih edebilir ve Türk yazarları kabul etmeyebilir. Burada yazar için önemli olan, kendi yazdığı türdeki eserler konusunda deneyimli olan bir yayınevi seçmesidir. Bu, yayınevinin sahip olduğu okuyucu kitlesi sayesinde doğru bir başlangıç yapmanızı sağlar. Ayrıca yayınevi fuarlarda, imza günlerinde ve reklamlarda en çok satan kitap kategorisine odaklanacaktır. Örneğin çocuk kitapları basan bir yayınevinden roman yayımlatırsanız yayınevi fuarda size yer vermeyebilir ve yayınevinin sosyal medya üzerinde verdiği reklamlar doğru hedef kitlelerine ulaşmaz. Bu yüzden özellikle ilk kitabını bastırmak isteyen yazar adayları için doğru yayınevi seçmek çok önemlidir.


Bir diğer nokta ise her yayınevinin kendine özel bir başvuru sürecine sahip olmasıdır. Bazı yayınevleri e-posta ile dosya kabul ederken bazıları dosyanın kargo ile gönderilmesini isteyebilir. Bazısı internet sitesinden formlar doldurmanızı gerektirirken diğerleri öz geçmiş isteyebilir. Dosyanızı gönderirken başvurunuzu yayınevlerine göre kişiselleştirmeyi unutmayın. Ayrıca her yayınevinin geri dönüş süresi de değişiklik gösterebilir ve kimi zaman bu süre altı aya kadar uzar. Yayınevlerinin birçoğu yazarlara olumsuz cevap verdiği takdirde nedenlerini söylemez. Bir kısmı ise belli noktaları düzelttiğiniz takdirde sizinle birlikte çalışabileceklerini söyleyebilir.


Yayınevleri her ay pek çok dosya alır. Bu dosyaları inceleyen editörler sadece hikâyeye bakmakla kalmaz, aynı zamanda yazım tarzına, dile, imla ve mantık hatalarına, zaman kaymalarına, karakter gelişimine, bölümlerin düzenine ve sıralamasına da bakar. Hikâyeniz çok güzel olsa bile tüm diğer noktalar üzerinde çok fazla iş gücü harcanacaksa dosyanız reddedilebilir. Yazım ya da mantık hataları ile dolu bir hikâye, editörün odaklanmasını zorlaştırabilir.


Yeni bir yazar için en doğru adım, dosyasını yayınevlerine göndermeden önce bir editörün fikrini almaktır. Editör, dosyanız için geliştirilmesi ya da düzeltilmesi gereken noktalardan oluşan bir rapor oluşturabilir ya da dosyanızın üzerinde bizzat çalışarak onu yayına hazır hale getirebilir. Bu, hem dosyanızın yayınevleri tarafından kabul edilme olasılığını yükseltir, hem de dosyanızı yayınevleri olmadan kendiniz basmak isterseniz okuyuculardan olumsuz yorumlar almanızı engeller. Kitabınız üzerinde bir editör ya da redaktör ile çalışmak onu her açıdan daha iyi bir duruma getirecek ve basılma olasılığını, okunabilirliğini ve okuyucu tarafından beğenilme oranını artıracaktır.


Yazım sürecinizin hangi aşamasında olursanız olun eğer ilerlemekte zorlanıyorsanız ya da hikâyenizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız bir editör bu sorunları aşmanızda ve hikâyenizin tüm potansiyelini açığa çıkarmakta size yardımcı olacak en doğru kişidir.


13 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

E-posta listesine katılarak yeni blog yazılarından haberdar olabilirsiniz.

Teşekkürler.